3 Ağustos 2014 Pazar

ÇEKİLİŞ SONUCU

Hemen vakit kaybetmeden sonucu açıklıyorum. Çekilişe 25 kişi katıldı ve kazanan 19 numara ile Seçil Şenol oldu. nilsuli@gmail.com adresine iletişim bilgilerini bekliyorum.

Yeni bir çekiliş ile görüşmek üzere.=)




30 Temmuz 2014 Çarşamba

1GEZİ - EDİRNE

Bayram sebebiyle uzun zamandır istediğimiz Edirne'ye gittik. Böylelikle Trakya bölgesini de görerek tüm bölgeleri tamamladık. 1 gece Edirne Öğretmenevi'nde kaldık ertesi sabah İstranbul'a geçtik. Eşyalarımızı koyup biraz dinlendikten sonra yürüyerek Selimiye Camii'ne gittik. 



Selimiye Cami Edirne'de bulunan, Osmanlı padişahı II. Selim'in Mimar Sinan'a yaptırdığı camidir. Sinan'ın 90 (bazı kitaplarda 80 olarak geçer) yaşında yaptığı ve "ustalık eserim" dediği Selimiye Camii gerek Mimar Sinan'ın gerek Osmanlı mimarisinin en önemli yapıtlarından biridir. (vikipedi).


Benim şöyle bir huyum vardır. Bir yere gitmeden önce orası ile ilgili her şeyi okurum. Nerede ne yenir, nerelere gidilir, ne alınır araştırırım. 


Edirne'ye gitmeden önce de hazırlığımı yaptım. Tabi ki ilk durak Selimiye olmalıydı. İçeri girmeden önce ters lale motifi aklımdaydı ama girdikten sonra caminin güzelliği karşısında unutmuşum galiba. 


Şunun muhteşemliğine bakar mısınız?. 
Daha sonra caminin altında bulunan çarşıya indik. Buradan magnet ve meyve sabunlardan aldık. Sabunların 3 sepeti 10 tl idi.
Kavala kurabiyesi, kallavi kurabiye, badem ezmesi tatmadan da dönmeyin.


Edirne'ye giderseniz mutlaka tava ciğer yemelisiniz. Ciğer yemeyen biri bile severek yer. Ben şahsen ayıla bayıla yedim. Araştırmalarıma göre Edirne'nin en iyisi Aydın tava ciğermiş. Yalnız ciğercilerin olduğu yere gittiğimizde 2-3 tane Aydın tava ciğer gördük birine girdik. Meşhur olan bu muydu bilemiyorum.



Sonra arabayla Meriç nehri tarafına gitmek üzere yola çıktık. Önce Lozan Anıtı'na gittik. Anıt Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi yanında. Fakülteye de hayran kaldım.
19 Temmuz 1998'de Süleyman Demirel tarafından açılan anıt 3 sütundan oluşuyor. En uzunu Anadolu'yu, 2. sırada ki Trakya'yı, en kısa olan ise Karaağaç'ı simgelemekteymiş. 
Beton çember, birliği, genç kız figürü; estetik, zerafet ve hukuku, kızın elindeki güvercin barış ve 

demokrasiyi, diğer elindeki belge de Lozan Anlaşmasını sembolize eder.



Anıtı da gezdikten sonra Meriç Nehri tarafına gittik. Burada da belediyenin yerinin uygun olduğunu okumuştum. Şanslı günümüzdeymişiz sanırım çünkü belediyenin yerinde canlı yayın vardı. Kanaltürk Dolu Dolu Anadolu programı canlı yayındaydı. Program sonuna kadar bekledik sonunda da her masaya 1 tabak ciğer ve kurabiye ile ezme ikram ettiler. Ne şans dimi=)






Daha gezilecek yerler vardı ama zaman yetmedi. Bir gün tekrar gitmek isterim. Edirne'yi de insanlarını da çok sevdim. Herkes güleryüzlü ve kibar. Edirne'nin neden Türkiye'nin en yaşanabilir şehirlerinden olduğunu kesinlikle anladım. 

İyi Gezmeler!

25 Temmuz 2014 Cuma

1GEZİ- ESKİŞEHİR 1

Bundan sonra gezi postlarımı da bu blogumda paylaşacağım. 


Doğduğumdan beri (arada küçük ayrılıklarla) Eskişehir' deyim. Bu sebeple ben artık biraz sıkılmış olsam da (bir de şimdi sorun=/) Türkiye' nin kesinlikle en güzel şehirlerinden biri. Bir İstanbul bir İzmir değil tamam ama ilk 10 a girer=) 
Çok merak edildiğini bildiğim için böyle bir yazı dizisi yazmaya karar verdim.
(Artık Eskişehir'den uzaktayım ve çok özlüyorum=/)
İlk durağımız Odunpazarı. 

Tramvay veya otobüse binerek ya da yürüyerek  rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Otobüs ile gelecekseniz odunpazarı , tramvay ile gelecekseniz Atatürk Lisesi durağında ineceksiniz. 

İlk fotoğraf Atlıhan El Sanatları Çarşısı. 
     


Odunpazarı Eskişehir' in en eski yerleşim yeri. Eski evler restore edildi. Kendinizi masal diyarında gibi hissediyorsunuz, ben öyle hissediyorum en azından=)




Kadınların el emekleri ile yaptıkları ürünleri satışa çıkardıkları bir pazar kuruluyor. Haftasonu daha büyük oluyormuş, haftasonu hiç gitmedim.




Ardından cam sanatları merkezine gittim. Çok güzel şeyler vardı ama ben hazırlıksız gittiğim için birşey alamadım. Mutlaka yine gideceğim.



Bu Odunpazarı' nın ilk bölümüydü. Devamı gelecek=)

21 Temmuz 2014 Pazartesi

İLK ÇEKİLİŞİM BAŞLASIN =)

Sonunda fırsat bulup ilk çekilişimi başlatıyorum. Bu çekiliş ile beraber blogumu da daha aktif olarak kullanmaya başlayacağım (inşallah!). 



Kırtasiye ürünlerini ibeking.com'dan aldım. Ben bakmalara doyamıyorum umarım kazanan da severek kullanır.

4 Ayraç
2 Kağıt Bant
3 Ataç
1 Paris post it
1 Mini Defter
Stamp Sticker
1 Dry Highlighter Kalem


Sizin için seçtiğim kitaplar da bunlar;


Tek şartım GFC ve Bloglovin'den takip etmek.

Bloglovin adresinizi şu şekilde adres çubuğundan kopyalayın sonra bulmakta zorlanıyorum.

http://www.bloglovin.com/nilkutuphanesi

Çekilişi kazanan hediyeler eline ulaştığında bunu sosyal medyadan paylaşsın lütfen. (Teşekkür bile etmeyenleri görünce bunu mecburi tuttum).

İnstagramdan takibe alırsanız sevinirim=)
http://instagram.com/nilsuli

1 Ağustos son gün!


Sevgiyle Kalın!

18 Nisan 2014 Cuma

GABRİEL GARCIA MARQUEZ-- VEDA MEKTUBU

Tanrı bir an için paçavradan bebek olduğumu unutup can vererek beni ödüllendirse, aklımdan geçen her şeyi dile getiremeyebilirdim, ama en azından dile getirdiklerimi ayrıntısıyla aklımdan geçirir ve düşünürdüm. Eşyaların maddi yönlerine değil anlamlarına değer verirdim. Az uyur, çok rüya görür, gözümü yumduğum her dakikada, 60 saniye boyunca ışığı yitirdiğimi düşünürdüm. İnsan aşktan vazgeçerse yaşlanır. Başkaları durduğu zaman yürümeye devam ederdim. Başkaları uyurken uyanık kalmaya gayret ederdim. Başkaları konuşurken dinler, çikolatalı dondurmanın tadından zevk almaya bakardım. Eğer Tanrı bana birazcık can verse, basit giyinir, yüzümü güneşe çevirir, sadece vücudumu değil, ruhumu da tüm çıplaklığıyla açardım. Tanrım, eğer bir kalbim olsaydı nefretimi buzun üzerine kazır ve güneşin göstermesini beklerdim. Gökyüzündeki aya, yıldızlar boyunca Van Gogh resimleri çizer, Benedetti şiirleri okur ve serenatlar söylerdim. Gözyaşlarımla gülleri sular, vücuduma batan dikenlerinin acısını hissederek dudak kırmızısı taç yapraklarından öpmek isterdim. Tanrım bir yudumluk yaşamım olsaydı… Gün geçmesin ki, karşılaştığım tüm insanlara onları sevdiğimi söylemeyeyim. Tüm kadın ve erkekleri, en sevdiğim insanlar oldukları konusunda birer birer ikna ederdim. Ve aşk içinde yaşardım. Erkeklere, yaşlandıkları zaman aşkı bırakmalarının ne kadar yanlış olduğunu anlatırdım. Çünkü insan aşkı bırakınca yaşlanr. Çocuklara kanat verirdim. Ama uçmayı kendi başlarına öğrenmelerine olanak sağlardım. Yaşlılara ise ölümün yaşlanma ile değil unutma ile geldiğini öğretirdim. Ey insanlar! Sizlerden ne kadar da çok şey öğrenmişim. Tüm insanların, mutluluğun gerçekleri görmekte saklı olduğunu bilmeden, dağların zirvesinde yaşamak istediğini öğrendim. Yeni doğan küçük bir bebeğin, babasının parmağını sıkarken aslında onu kendisine sonsuza dek kelepçeyle mahkûm ettiğini öğrendim. Sizlerden çok şey öğrendim. Ama bu öğrendiklerim pek işe yaramayacak. Çünkü hepsini bir çantaya kilitledim. Mutsuz bir şekilde… Artık ölebilir miyim?

31 Ocak 2014 Cuma

TÜRK EDEBİYATININ 40 KLASİĞİ

 Hürriyet gazetesi yazarlarından Doğan Hızlan bu listeyi bugün köşesinde paylaşmış ben de hoşuma gittiği için bloguma almak istedim. 

249 yazardan 10 kitap ismi istenmiş ve ortaya böyle bir liste çıkmış.

İnce Memed- Yaşar Kemal
Tutunamayanlar- Oğuz Atay
Saatleri Ayarlama Enstitüsü- Ahmet Hamdi Tanpınar
Memleketimden İnsan Manzaraları- Nazım Hikmet
Kürk Mantolu Madonna- Sabahattin Ali
Anayurt Oteli- Yusuf Atılgan
Yaban- Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Dede Korkut Kitabı, Kendi Gök Kubbemiz- Yahya Kemal Beyatlı
Seyahatname- Evliya Çelebi
Eylül- Mehmet Rauf
Devlet Ana- Kemal Tahir
Bir Gün Tek Başına- Vedat Türkali
Hüsn ü Aşk- Şeyh Galip
Sevgili Arsız Ölüm- Latife Tekin
Fuzuli Divanı, Mai ve Siyah- Halit Ziya Uşaklıgil
Benim Adım Kırmızı- Orhan Pamuk
Ölmeye Yatmak- Adalet Ağaoğlu
Sinekli Bakkal- Halide Edip Adıvar
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu- Peyami Safa
Puslu Kıtalar Atlası- İhsan Oktay Anar
Semaver- Sait Faik Abasıyanık
Bir Düğün Gecesi- Adalet Ağaoğlu
Çocuk ve Allah- Fazıl Hüsnü Dağlarca
Bütün Şiirleri- Orhan Veli Kanık
Araba Sevdası- Recaizade Mahmud Ekrem
Bütün Şiirleri- Karacaoğlan
Parasız Yatılı- Fürüzan
Yenişehir' de Bir Öğle Vakti- Sevgi Soysal

Bu listeden sadece 4 kitap okumuşum. Ne kadar az değil mi? En kısa zamanda  tamamlamam lazım. İçlerinde ilk defa duyduğum kitaplar bile var. Siz hangilerini okudunuz?

İyi Okumalar!



19 Aralık 2013 Perşembe

1 FİLM 3IDIOTS - RAJKUMAR HIRANI

Black filmini izledikten sonra bütün Hint filmlerini özellikle öne çıkanları izlemeye karar verdim ve çok beğenilen 3 idiots (3 ahmak) filmini izledim.




 ,   ,  
170 Dak.

IMDB Puanı   8,3

Hindistan' ın en iyi mühendislik okuluna başlayan öğrencilerin sisteme karşı girdikleri mücadele anlatılıyor filmde. Filmin başrolünde Ranco (Aamir Khan) var ve genel olarak onun üzerinden gidiyor senaryo. Çünkü diğer karakterler onun sayesinde sistemin yanlışlığının farkına varıyor. 



Filmde beğenilecek o kadar çok şey var ki. İlk olarak dediğim gibi konu çok iyi ve ülkemizle çok benzerlikler gösteriyor. Bir yandan gülerken diğer yandan hüzünleniyorsunuz. Oyunculuklar çok iyi, herkes rolüne iyi oturmuş.Müzikler şahane hatta bazı bölümler tam bir müzikal tadında.Sonu çok değişik. Hiç beklemeyeceğiniz bir sonla bitiyor.

Filmden bazı cümleler;

"Sınav sonuçları böyle ifşa edilmemeli bence. Neden birinin başarısızlığı herkese ilan ediliyor ki? Eğer demir eksikliğiniz varsa , doktor size bunun için ilaç mı yazar yoksa bunu televizyona mı verir?"

"Arkadaşınız başarısız oluyor üzülüyorsunuz. Arkadaşınız birinci oluyor daha çok üzülüyorsunuz."

Ben de daha önceleri Hint filmlerine karşı önyargılıydım ama Black bile önyargım biraz gitti bu film ile tamamen yıkıldı.Kesinlikle diğer filmleri de izleyeceğim. Önerdiğiniz Hint filmleri var mı?

İyi Seyirler!